Site İçi Arama

ANALİZ: KRİZ ANLAŞILMAZSA LİGDEN DÜŞERİZ

Rusya ile yaşanan kriz, haksız biçimde Türk kökenli tur operatörlerinin yasaklanmasına vardı dayandı. Aksiyon alınmazsa milli gelirin en az % 2’si kaybedilir. Binlerce işsizimiz olur.

ANALİZ: KRİZ ANLAŞILMAZSA LİGDEN DÜŞERİZ

Çare ilk defa tamamen siyasi ellerde

ANALİZ: KRİZ ANLAŞILMAZSA LİGDEN DÜŞERİZ

 

Rusya ile yaşanan kriz, haksız biçimde Türk kökenli tur operatörlerinin yasaklanmasına vardı dayandı. Aksiyon alınmazsa milli gelirin en az % 2’si kaybedilir. Binlerce işsizimiz olur.

 

Rusya ile yaşanan krizin 2 önemli boytu bulunmaktadır.

İlki, Türkiye ekonomisinde yaratacağı daralmadır.

İkincisi ve daha da önemlisi dünya turizm liginde Türkiye’nin pozisyonunu değiştirmesidir.

 

Turizmdatabank’ın analizlerine göre turizm, Türkiye ekonomisinde yılda 30 milyar Dolar’a yakın ciro sağlamaktadır.

55-56 sektörden doğrudan girdi alan sektör, 1,4 milyon insanın doğrudan ekmek kapısıdır.

Ülkede ücretli olarak çalışanların % 7’si turizmde bulunmaktadır.

Maddi yatırımların % 5-6’sı turizmde gerçekleşmektedir.

 

Türkiye 40 milyondan fazla yabancı ziyaretçi ve 30 milyar Dolar’ı aşan gelir ile dünya turizm liginin ilk 10 ülkesi içindedir. Türkiye’nin konumu, paket tur pazarı olarak ele alındığında dünya ikinciliği ile daha da öne çıkmaktadır.

 

İşte Rusya pazarı da tam da bu açıdan hayatidir. Bu başarının sağlanmasında Rusya pazarı çok büyük katkılar yapmıştır.

 

1990’ların başından 2010 yılına kadar geçen sürede, Avrupa pazarlarında yaşanan gelişmede Türk kökenli markaların önemi ve rolü oldukça büyüktü. Ancak son 10 yılda bu etkinlik sıfır noktasına yaklaştı.

 

Benzer eğilim Rusya ve BDT pazarları açısından da yaşandı. Denebilir ki Rusya’dan yurtdışı tatil pazarını Türk kökenli operatörler geliştirdi.2000-2008 döneminde adeta pazarı yeniden yaratan bu tur operatörlerimiz, 2010 yılından bu yana güç kaybetmektiler. Fakat herşeye rağmen Rusya-Türkiye krizine kadar pazarda ana aktörler arasındaydılar.

 

Şimdi gelen yasaklarla beraber, Avrupa’da yaşanan kayıplar gibi bir döneme girilmekte olduğu söylenebilir.

 

En zor dönemi yaşıyoruz.

 

Körfez Savaşları, terör olayları, küresel ekonomik krizler, salgın ve hastalıklar ve son olarak da Arap baharı gibi zor zamanları atlatan Türkiye turizmi, ilk defa en büyük pazarı olan bir alanda, katı bir politik-askeri krizle karşı karşıya kaldı.

Çözüm için elinde çok az şansı bulunan Türkiye-Rusya turizmi aktörleri, yalnızca politik zeminin “keyfi” hareketlerine bağlı durumda kaldı.

 

Bu sert ama kaygan zeminde, en zor dönemde, siyasi gerginliği kendi iktisadi amaçları doğrultusunda kullanmak isteyen kişi ve kurumlar da çalışmalarını hızlandırdı.

 

Zorluk, yalnızca Rusya ile sınırlı değil. Bir de Avrupa pazarlarında; özellikle bölgemizdeki terör olayları nedeniyle yaratılan olumsuzlukların ve küresel hayata yansımalarının, Türkiye hakkında yeni algı kampanyasını da güçlendirmesi, turizmin dünya ligindeki yerini de sallamaktadır.

 

Öyle ki, tüm davalarda Türkiye’yi haklı görenler, turizm konusunda benzer dayanışmayı göstermemekte, sürekli uyarmaktadırlar. Bu dış algı sürecine, yurtiçinde yaşanan bazı bölgesel istikrarsızlıklar da ilave edilince, çare sırası turizme gelememektedir.

 

İç ve dış krizlerin gölgesinde kalan turizm sektörünün aktörleri ise ilk defa bu kadar çaresiz bir görünüm sergilemektedirler. Çünkü istikrarsız kalan değişkenlerin tamamı, sektörün dışındaki dinamiklerden kaynaklanmaktadır.

 

Uçak düşürülmesi ile başlayan ve en son Türk şirketlerinin çalışmasını yasaklayan noktaya kadar gelen Türkiye-Rusya krizi, havayolu şirketlerine verilecek maddi destek ve reklamlarla aşılabilecek bir kriz değildir.

 

Denklem nasıl çözülecek

 

Ortadoğu, Akdeniz, Karadeniz başta olmak üzere, yeni bir paylaşım çatışmaları dönemindeyiz. Görüldüğü üzere, bu süreçte gücünü doğru politika ve stratejilerle kullanamayanlar, denklemin dışında bırakılmaktadır.

 

Turizme gelince, Türkiye, Mısır gibi ülkelerin kayıpları; başta İspanya olmak üzere Avrupa ve Akdeniz’e yayılmaktadır. Burada da çözüm, tamamen siyasi kararların neticesinde, turizme yansıma ile olacaktır.

 

Örneğin, Türkiye gibi bir uçak kazası ile (nedeni farklı olsa da) Rusya’ya ve turizme kapatılan Mısır, havalimanlarının güvenliğini, Rus uzman ve denetçilere de paylaşma koşulu ile yeniden Rusya hayalleri kurabilmektedir. Bu da tamamen siyasi bir aksiyondur.

 

Türkiye’de turizm ve turizmci dilediği kadar çare ve alternatif arasın, denklemin içinde olmayan göstergelerle, Türkiye bu krizi aşamayacaktır. Ve muhtemel ki, bizi halen sevenlerin buna devam etmeleri varsayımı altında, milli gelirin % 2’sine denk düşecek bir iktisadi daralma ile karşılaşacaktır. Sosyal boyutta ise binlerce işsiz ortaya çıkacaktır.

Ve o zaman krizi üretenler ve çare arayanlar turizmin önemini yeniden hatırlayacaklardır.

TÜM HABERLER

E-BÜLTEN ABONELİĞİ
TR
...