Temmuz-Ağustos rezervasyonlarında Türkiye’ye talep %24,8 geriledi. Akdeniz’de düşüş genel olsa da Türkiye, en sert kayıp yaşayan destinasyonlardan biri. Asıl soru ise şu: Türkiye rekor turist sayısına koşarken, Batı Avrupa pazarındaki payını sessizce kaybediyor olabilir mi?
Türkiye’ye gelen yabancı turistlerde, en yüksek gelirli insanların payının yüksek olduğu Fransa’da 2026 yılı neden iyi gitmiyor? Düşüşün orta vadede bir riski ne?
Fransa’da Haziran ayı sonunda; Temmuz-Ağustos ayları için yapılan rezervasyon sayısı, bir önceki yıla göre %8 düştü. Pazarda, bir dizi promosyona rağmen, bütçelerde daralma görüldü. Türkiye düşüte neden rekor kırdı?
Fransız Seyahat Şirketleri Birliği (EDV) için Orchestra tarafından yürütülen Seyahat Satış Gözlemi’ne göre, Seyahat destinasyonları açısından bakıldığında, %9,7’lik bir düşüşe rağmen, Fransa anakarası rezervasyon sayısı bakımından en üst sırada yer alıyor. Her yıl yaklaşık 13 milyon Fransız turisti çeken İspanya, bu düşüşü daha iyi atlatıyor (%0,2 artış). Üçüncü sırada yer alan Yunanistan ise “yüksek fiyatları” nedeniyle yaklaşık %13’lük bir düşüş yaşadı.
İlk 10’da iki ülke dikkat çekici bir büyüme gösteriyor: Fas (% 4,5) ve Türkiye’yi (-24,8) geride bırakan Arnavutluk (%255). Buna karşılık, Mısır ve ABD sırasıyla %-23 ve %-33’lük düşüşler gösterdi.
Türkiye’de en yüksek gelirli turistlerden Fransa verisi önemli bir uyarı veriyor: Batı Avrupa’da fiyat rekabeti zayıflarken, Türkiye büyümesini Doğu Avrupa ve BDT pazarlarına daha bağımlı hale getiriyor. Bu da orta vadede bir risk oluşturabilir.
Bu tablo, Türkiye’nin yalnızca turist sayısını değil, Batı Avrupa pazarındaki rekabet gücünü de yeniden değerlendirmesi gerektiğini gösteriyor.
Buna rağmen Türkiye’nin toplam ziyaretçi sayısında rekorlara yaklaşması, büyümenin Fransa gibi geleneksel Batı Avrupa pazarlarından değil; Rusya, İngiltere, Almanya, Polonya ve Doğu Avrupa gibi pazarlardan beslendiğini ortaya koyuyor.

